21 Temmuz 2009 Salı

Yaz ve Yolla

Atatürk'e mektup mu yazdınız ?
Ve bunun yayınlanmasını , herkesle paylaşmakmı istiyosunuz ?

O zaman yazdığınız mektubu hemen sorvebul@windowslive.com 'a gönderin sitemizde yayınlayalım..

Mektup 6

Sevgili Ata'm,
Ben, bize bıraktığın cennet yurdun bir köşesinden sana sesleniyorum. Seni hiç görmedim, seninle konuşamadım. Seninle aynı havayı teneffüs edemedim. Sana çiçek sunmak isterdim. Bıraktığın cennetin bahçelerinden dal dal, boy boy; alı yeşiline karışmış demetler sunmak isterdim.
Sana, içine yurdumun kokusu sinmiş bir mektup yazıyorum. Her kelimesinde Akdeniz'i,Karadeniz'i göreceğin; her cümlesinde İzmir'i, Ankara'yı okuyacağın ve her hecesinde Samsun'un yaylalarını, çiçeklerini, pınarlarını hissedeceğin. Mektupta beni, bizi, kısaca tüm ulusumu göreceksin.
Mektubumda, sana güneşin ışıklarını, toprağımın verimini, yağmurumun bereketini getireceğim. Sana, ilkbaharda tohum saçan köylümün çalışkanlığını, tahta başında ders veren öğretmenimin azmini, ekmek ve kitap parası için sokakta simit satan çocuğun alın terini getireceğim. Şehit olmuş asker anasının feryadını, kundaktaki bebeğin hayata ilgisini, okul yolunda bir öğrencinin hayallerini getireceğim.
Kim bilir ne çok özlemişsindir Anafartalar'ı,Çanakkale'yi,İzmir'i?... Belki hâlâ özlemini duyuyorsundur Samsun'a ayak bastığın ilk günün... Bize ders olarak anlatılan Çanakkale'den, Arıburnu'ndan insanımın sesini. Bandırma Vapuru'yla Samsun'a yol aldığın Karadeniz'den köpük köpük deniz kokusunu gönderiyorum.
Aradan geçen bunca seneden sonra biz de seni çok özlüyoruz. Sana şiirler yazıyoruz. Her gün, her an sevecen bir gülümseyişle bize bakıyorsun. Sen bizi duyuyor, görüyorsun. 2000 yılında,Cumhuriyetimizin 77. yılında senin başarılarını sahipleniyor, onlarla öğünüyoruz. Bilmem bana inanıyor musun?
Ben, seni seviyorum Atatürk'üm. Seni çok seviyorum. Sana ve yurduma lâyık biri olarak yetişeceğime söz veriyorum. Sen bizlere kılavuzluk etmeyi sürdüreceksin. Senin rehberliğinde çağdaşlığa, uygarlığa, bize gösterdiğin hedeflere, aklın ve bilimin ışığına kavuşacağız. Sensiz olmuyor sevgili Atatürk'üm!
Mektubumun sonunda sevgili Atatürk, senden bize inanmanı, bize güvenmeni ve sonsuzluk uykusunda rahat olmanı diliyorum. Bizler, hepimiz, ilerde doktor, öğretmen, mühendis olacağız. Bizler, senin yenilikçi, coşkun ruhunu taşıyan MUSTAFA KEMALLER olarak yetişeceğiz. Sana söz veriyorum.
Sana bunları anlatabildiğim için, sesimi sana duyurabildiğim için, ulusumun selâmını sana iletebildiğim için mutluyum. Mutluyum, çünkü artık ben de bir MUSTAFA KEMAL'im!..

Emine DÜŞÜNCELİ

1936 yılında atatürk'e yazılan o mektup (5)

TBMM`ye bağlı Dolmabahçe Sarayı`nın deposundan, Atatürk`e 1936 yılında bir şehidin oğlu tarafından yazılan mektup çıktı.

O MEKTUP


Sergide yer alacak bir mektup ise Atatürk`ten iş isteğini içeriyor. Bu konuyla ilgilenip Beşiktaş Kaymakamlığı`ndan durumun araştırılmasını ve gence iş bulunmasını isteyen Atatürk`ün, daha sonra da Beyazıt`taki Talebe yurdunda genci işe yerleştirdiği anlaşılıyor. Çanakkale savaşında babasını kaybeden `` Hüseyin oğlu Ali`` adlı Sinop`lu vatandaşın, Atatürk`e yazdığı ``Reisi Cumhurumuz, sevgili Atatürkümüzün yüce önüne`` diye başlayan ve 72 yıl sonra gün ışığına çıkan mektubu şöyle:


``Ben yurt ödevini Selimiye topçu kıtasında yapmış ve babasını, Çanakkale savaşının yüksek istişarelerinizde, yurdu tarihe geçen bir kahramanlıkla korurken, şehit veren bir Türk evladıyım. Çelikten kollarım ve sarsılmaz bir metanetim var. Şehit babamın bana bıraktığı üç küçük kardeşimle, zavallı anamın ve iki de yetimin ve iki de malul halamın iştiraki ile sekiz kişilik bir ailenin, hem koruyucusu hem de ekmek getiricisiyim. Bu zavallı ailenin benden başka hiç kimseleri yok. Çok düşkün ve sefiliz. Onları beslemek için yurdun her yerinde herhangi bir işle, çalıştırılmaklığım için başvurmadığım yer kalmadı.


İlkokulu bitirmiş, çok sağlam ve gürbüz bir Türk yiğidi olan ben fabrikalar doldurup, eşsiz yaptığınız bu cumhurluk toprağında her hangi bir tavassuttan mahrum olmaktan başka hiçbir kabahatim olmadığı halde, ben kendim ve hem de şehit babamın bana bıraktığı anam ve yavrularını açlıktan inletiyorum. Milli Saraylar Müdürüne dört ay önce bir dilekçe verip korunmamı yalvarmıştım. Belki de kayboldu. Bütün ulusu kurtaran varlığınıza bu ikinci dilekçem ve gözyaşlarımla sığınır, çok sevdiğinizi iyi bildiğim şehit yavrularından biri olan bana acımanızla bir iş verilmesi için yüksek buyruklarınızı yalvarırım.


Sevgili önderimiz...

Atatürk'e mektup 4

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu,Türk Ulusunu karanlık geleceğinden aydınlıklara çıkaran ve üstün insani mezietleriyle, bizi bu gün hristiyan çocukları olarak doğmaktan kurtaran ulu önderim Atatürk...
Bu mektubu size yazıyorum.
Yazmak ihtiyacındayım .Çünkü beni, bizi, ancak siz anlarsınız.
Bu mektup; sizin aydınlattığınız yoldan yürüyen ve sonsuza dek yürüyecek olan güvendiginiz vatan evlatlarının mektubudur.

Size minnettarız. Bunun o kadar çok sebebi var ki, saymakla bitmez.
Sizin deha seviyesindeki beyin gücünüz, bir çok dünya devletine örnek olmuşken, aydınlığınızın modası geçmiş olduğunu düşünen,sizin fikirlerinizi çağdışı ideoloji ve doktrinler olarak gören ve göstermek isteyen insanlar çıktı aramızdan.
Bu insanlar , sizin ebedi aleme geçişinizden sonraki yıllarda, ürkütmeden, şirin gözükerek, göz boyayarak, oyalayarak, her şekilde siyasi, dini, etnik unsurları kullanarak, temelini kurup bina ettiginiz Laik Türkiye Cumhuriyeti Devletini içten içe kemirmeye başladılar.
Bu gün öfke, endişe, ikaz ve itirazlarımıza, köhnemiş milliyetçilik , bu vatan ve bayraktan ödün verilmeyeceğini haykıran hepimize, gayrı demokratik etiketi yapıştırıldı.

Biz bunlardan ürkenler değiliz Atam.
Bizler; edep ,ahlak , gelenek ve göreneklerimizle Türk Milletiyiz. Askeriz, şehidiz, gaziyiz.
Bu gün gözümüzün bebeği olan Türk Ordusuna dil uzatılıyor. O büyük askeri dehan ile , harp stratejinle parmak ısırtan, kazandığın ve milletçe kazandığımız Kurtuluş Savaşımıza iftiralar atılıyor. Soykırımlarla suçlanıyor ve kabule zorlanıyoruz.
Bu gün, sana ve devrimlerine iftiralar atmak, bazı kesimlere prim yaptırıyor.
Genç beyinler yıkanarak, çağdışı kılıklara büründürülmek isteniyor. Bunun ismine de insan hakları ve demokrasi deniyor.
Birlikte düşmana karşı durduğumuz kürt kökenli vatandaşlarımız, ellerine en donanımlı silahlar verilerek, Türk Milletine , Türk Ordusuna kin ve ölüm kusturuluyor.
Sizin muhteşem zaferinizin karşısında eriyen Avrupa ve digerleri , şimdi o mağlubiyetin acısını
çıkarmak istiyorlar.
O zaman yapamadıklarını şimdi iğrenç Bizans entrikalarıyla, içimizden bazılarını alet ederek, bizi kapılarında "bizi aranıza alın" diyerek yalvarıyor hale getiriyorlar.Bu yalvarmalara dayatma olarak,
her türlü emellerine zemin buluyorlar.

Sevgili Gazi'miz. Sevgili Mustafa Kemal'imiz, Atatürk'ümüz...
Biz senin o çakmak çakmak gözlerinden yayılan , bizi ışıtan ve ısıtan ateşle, hepsinin üstesinden geleceğiz. Bu yolda ölmek var, dönmek yok hiç birimize.
Ne sizin ruhunuzu, ne o cennet mekan şehitlerimizin ruhunu azapta bırakmayacağız.
Buna andımız var.
Size bu mübarek görevi ve başarıyı nasip eden Yüce Allah da şahittir ki, biz ne Avrupaya ne Amerikaya uşaklık yapmıyacağız.
Medeniyet ve demokrasi adı altında, insan hakları diyerek, parçalamaya uğraştıkları bu Cumhuriyet, bu vatan ve aziz bayrak, kanımızın son damlasına kadar, aklımızın bedenimizin son hücresine kadar korunacak ve kıyamete dek yaşatılacaktır.

Ebedi hayatınızda, sonsuz dualarımız ve şükranlarımız sizinle Atam...

Atatürk'e mektup 3

Atam!,
Sen tüm zorluklara göğüs germiş, yılmadan, bıkmadan çalışmış, kendi menfaatlerini düşünmeden halkı için çalışmış büyük bir öndersin. Sen, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürksün.
Bazen seni düşünüyorum; çünkü seni anlamak istiyorum. Bütün bu yaptıklarını nasıl başardın diye bir defa daha düşünüyorum. Dediğin sözü hatırlıyorum sonra, “Bir Türk dünyaya bedeldir.” Evet Atam… Bir Türk dünyaya bedeldir.
Seni çok özlüyorum Atam. Keşke yanımda olsaydın, ellerinden öpebilseydim. Sen hepimizin, Türk milletinin kalbinde yaşıyorsun.
Sana layık olabilmek için çok çalışıyorum Atam. Bize emanet ettiğin cumhuriyete sahip çıkabilmek için… Diyorum ki, “ Bir Türk neyin üstesinden gelemez ki? Bütün zorluklara rağmen başarma ve kazanma azmini kendimde buluyorum. Muhtaç olduğum kudretin damarlarımdaki asil kanda mevcut olduğunu biliyorum.
Atam! Ben, dünyanın her yerinde barış olsun istiyorum. Senin dediğin gibi “Yurtta sulh, cihanda sulh” olsun istiyorum. Savaşlarda hiç suçu olmayan masum insanlar, çocuklar, anneler, babalar ölüyor. Daha fazla toprak kazanabilmek için yapılan haksızlıklara tahammül edemiyorum.
Sen, sanata ve kültüre çok önem verirdin. Bir sözünde “Türk milleti, Türk sanatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişecektir.” diyorsun. Gelişiyoruz Atam; eğitimde, sanatta, ekonomide, ticarette başarılı işlere imza atıyoruz.
Keşke yanımızda olsaydın, sana sıkı sıkı sarılabilseydim. Sana sonsuz teşekkürlerimi sunabilseydim. Bu mektubu sana gönderebilmeyi ne kadar isterdim bilemezsin.
Atam, şunu bil ki kanımın son damlasını vatanım için feda edebilirim. Türküm ve bununla gurur duyuyorum.

Ne Mutlu Türküm Diyene!
Saygılarımla…

Seray ZENGİNAL

3.Sınıf Öğrencisi mürvet eceden atatürk'e mektup (2)

SEVGiLi ATATÜRK, EĞER SEN OLMASAYDIN ŞU ANDA BiZ ÖZGÜR OLAMAZDIK, BAYRAMIMIZ OLMAZDI, 23 NiSAN 1920 YILINI KUTLAYAMAZDIK, TBMM AÇILMAZDI iYiKi SEN VARSIN. ATATÜRK''ÜM SEN OLMASAYDIN YABANCILAR BiZi ESiR ALIRLARDI SEN DÜŞMANI TÜRKiYE''DEN DENiZE DÖKTÜN, HALKIN iÇiN CANINI FEDA ETTiN , BENDE BUNUN iÇiN KOMUTAN OLMAK iSTiYORUM. KEŞKE ÖLMESEYDiN, ŞUANDA YANIMDA OLSAYDIN, SEN ÇOK iYi BiR iNSANDIN, SENi SEViYORUM. SEN BU DÜNYADA Ki EN iYi iNSANSIN, , SENi HiÇBiR ZAMAN UNUTMAYACAĞIM.KEŞKE SENi RESiMLERDEN DEĞiLDE GERÇEKTEN GÖRSEYDiM. SENi CANLI GÖRSEYDiM BiRŞEY iSTEMEZDiM. SENi ŞiMDi DERTLENDiRMEYEYiM DE GÜZEL TOPRAĞINDA RAHAT UYU. ÇOK ÇALIŞIP BÜYÜYÜNCE KOMUTAN OLUP BU VATANI KORUYACAĞIM. müdafai hukuk ilköğretim okulu 3. sınıf öğrencisi mürvet ece

Atatürk'e mektup 1

Sevgili ATAM,

Senin doğuşun bu dünyada yasanan en güzel doğumdur bizim için. Nedenini sorma sakın!!! Nedenini zaten yaşadın, yasattın ATAM.
Emdigin sütlerin, attıgın ilk adımın, söylediğin annene gurur veren ilk kelimenin, okuduğun her satırın, kısacası hayatın, şu anda gençliğimde kendimi korkusuz hissetmemin tek sebebiydi ve bu yüzden devim, ben senin o mavi gözlerinde duyguyla baktığın hiçbir bakışın hakkını ödeyemem.
O baskışlarının altında nede çok yaşayan varmış halbuki. Bir vatanmış senin gözlerinin ardındaki...
Senin her resmine baktığımda, 'işte bu' diyorum. işte ilk kurtarıcımız olarak duydugum ve tekrar tekrar doğumunu, hayatını ve en önemlisi ülkemize kurtarıcı melek olarak geldiğini bildiğim, mavi gozlü devim diyorum. İşte seni böyle güçlü, böyle kudretli biliyor ve böylesine seviyorum.
Biliyorum ki yazdığım bu mektup eline ulaşmayacak ve sen bu mektubu okuyamayacaksın, ben sadece sana olan duygularımı, sana olan hayranlığımla yazıyorum bu mektuba. Ve şunu da çok iyi biliyorum ki yazdığım bu mektubu okuyamasan da her okuduğumda senin beni duyacağını ve hissettiğini anlıyor olacagım. Yazdıgım bu mektup son olarak kalmayacak Atam, mektubunun devamı her zaman gelecek ben yasadığım sürece. Ben sana yazıp okuyacağım ve sen de beni duyup hissedeceksin...
Sen her aklıma geldiğinde ve gökyuzüne her baktığımda bir ılık rüzgar eser, ağaçkların yaprakları oynar ve ortalığı derin bir sessizlik kaplar işte o zaman şöyle diyorum içimden; "Buyuk devim geldi bir rüzgar olup esip gitti..."
Sen benim her zaman kalbimdesin Atam ve öyle kalacaksın...


ATAM
29 EKİM 1881 YILINDA DÜNYAYA GELDİN
O ALTIN SARISI SACLARINLA VE MASMAVİ GOZLERİNLE TANINDIN İLK ONCE.
KİM BİLEBİLİRDİ Kİ BU VATANIMIZIN KURUCUSU OLACAGINI
KİM BİLEBİLRDİ Kİ VATAN İÇİN ÖLUMUNE SAVASACAGINI
KİM BİLEBİLİRDİ Kİ VATAN İÇİN KANLAR DÖKÜLECEĞİNİ
BÜYÜDÜN, BÜYÜDÜN VE BÜYÜDÜN
O SAYGINLIĞINLA, DÜRÜSTLÜGÜNLE, SEVGİNLE AKLINLA VE YÜREĞİNLE
BÜTÜN İNSANLARIN KALBİNDE TAHT KURMAYI BAŞARDIN
HER BİR YÜREKTE, HER BİR AKILDA VE DİLDE M.K ATATÜRK VAR
İNSANLARIN SANA OLAN SAYGINLIĞI BİTMEDİ VE BİTMEYECEK
ATAM SANA SÖZ VERİRİM Kİ BİZE EMANET ETTİĞİN BAYRAĞIMIZI VE VATANIMIZI
ŞEREFİMİZLE VE NAMUSUMUZLA KORUYACAĞIZ
GÖZUN ARKADA KALMASIN ATAM SEN RAHAT UYU
SENİN YOLUNDA GİDİYORUZ SENİN YOLUNDA ÖLECEGİZ...
EMANETİNDE YASIYORUZ ATAM SEN RAHAT UYU


BİR MUSTAFA KEMAL DAHA GELMEZ BU DÜNYAYA......


SELİNAY